Head & Shoulders Türkiye Mürsel ile Kütük’ü Kullanarak Sosyal Medya İletişimi – SesliHarfler

Head & Shoulders  Türkiye işin ucunu fena halde kaçırmış.

Yaptıkları iki farklı sosyal medya çakallığından bahsedeceğim hatta bir tanesine çakallık diyemeyiz, amatörlük demek daha doğru olur.

Yine head & shoulders’ın veya p&g’nin ajansı “sesliharfler” Facebook sayfaları üzerinde yapmaya çalıştıkları aktiviteleri daha fazla kişiye ulaşmış göstermek için auto like denilen yöntemi kullanmış. Bu sayede ufak ücretler karşılığında P&G’nin sayfalarına 100binlerce hayran kazandırmışlar.

Head & Shoulders Türkiye sayfasının mart ayından itibaren orantısız hayran artışını görebilirsiniz.

http://www.socialbakers.com/facebook-pages/172212576145792-head-shoulders-turkiye/last-3-months#chart-intervals

Şu an facebook sayfalarında ilk defa yapıldığını iddaa ettikleri “Yıldızın Parlasın” isimli bir dizi yayınlanmakta.

Herşey çok güzel, diziler etkili bir iletişim yolu sayılabilir ancak dizi kötü olunca ve kimse izlemeyince sıkışmış olacaklar ki marka ve dizi ile hiç alakalı olmayan “Geniş Aile” dizisinin karakterleri için açılmış facebook sayfalarındaki kullanıcılara bu diziyi izletmeye çalışmaları ise tüm bu iletişimi kopartmış hatta küfürlerin havada uçuştuğu Head & Shoulders’tan nefret eden kullanıcılar yaratmış.

Promoqube’un yaptığı ve büyük prestij kaybettiği bir örnek varken bunun aynını tekrarlamak büyük amatörlüktür..

Mürsel Severler ve Kütük Severler facebook sayfalarından aldığım ekran görüntülerine göz atarak durumun farkına varabilirsiniz.

 

Ekleme

Sesliharfler Head & Shoulders Türkiye Facebook sayfası için yapılan yanlış hizmetlerin kendileri tarafından yapılmadığını ve bu tarz hizmet vermediklerini yorum olarak göndermiş.

head & shoulders türkiye farklı bir ajanstan bu tarz yanlış hizmetler alıyor olabilir.

Reklamlar
Facebook içinde yayınlandı | , , , , , , , , , ile etiketlendi | 4 Yorum

Twitter’dan da Takip Edebilirsiniz.

Yazıların daha fazla kişi tarafından okunması için Twitter hesabı açtım.

http://twitter.com/#!/sosyalcakal

Özellikle marka yöneticilerinin fark etmesini sağlayarak bu çakalların daha fazla kurnazlık yapmasını önlemek istiyorum.

Elidor Türkiye ve Algida Türkiye örneği ile linkedin üzerinden bulabildiğim tüm unilever çalışanlarını takip etmekle başlayacağım.

Bu arada 4 5 tane daha çakallık yapmış marka sayfası var, en kısa sürede onlar için de yazı yazacağım, takipte kalınız.

iletişim için sosyalcakal@gmail.com adresini kullanabilirsiniz.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Elidor Türkiye Çok Çakal Çoook

Elidor Türkiye diyoruz ama burada büyük ihtimal markanın sosyal medyada yapılanlardan haberi yok herşeyin mükemmel ilerlediğini sanıyor. Burada ki asıl çakalımız ajansın kendisi (manajans-jwt oldugunu ögrendik bu arada).

Gelelim çakallığa, Elidor Türkiye şu an Facebook sayfası üzerinde Kenan Doğulu’yu kullandığı kampanyalar yapmakta (ünlülerin kullanıldığı kampanyaların dijitalde çok eski bir trend olduğunu unutmuş olmalılar). Bu kampanyaların hiç bir şekilde viral yayılma gücü yok, incelerseniz farkına varabilirsiniz.

en güncel kampanyaları 10.000 kez ziyaret edilmiş, dikkat edin 10.000 farklı kişi değil, 10.000 kez ziyaret edilmiş

http://www.facebook.com/apps/application.php?id=211400422224984 burdan görebilirsiniz.

Enteresan nokta şu ki sayfada 1.5 ay öncesine kadar 10.000 kişi varken şu an tam 106.000 kişi var. Bu orantısız ve hızlı artışın sebebinin yaptıkları kampanyalar ve verdikleri reklamlar olmadığını siz de tahmin ediyor olmalısınız.

http://www.socialbakers.com/facebook-pages/233356264621-elidor-turkiye

adresinden gün gün artış grafiklerini inceleyebilirsiniz. 1 günde 30bin kişi gelmiş sonra 3 gün kimse gelmemiş e nasıl olur allah allah?

R10 gibi forumlarda bu işin ticaretini yapan kişiler mevcut, şu kadar lira veriyorsun sayfana şu kadar hayran kazandırıyorsun istersen hepsi bayan bile olabiliyor, şu yaş ortalamasında olsun dersin onu da yapıyorlar, çooook temiz yöntem,

binlerce liralık projeler yap 3 5 kuruşa sayfaya hayran kazandır, sonra projemiz ile şu kadar kişiye ulaştık bak hatta sayfamızdakilerin %80 i kadın direk hedef kitle  de. temiz paralar kazan nasıl olsa büyük ödüller almış kocaman ajanssın, stratejiye, farklılaşmaya, iletişime kimin ihtiyacı var ki değil mi?

(yazıyı işimden arta kalan kısa sürelerde çabucak yazmaya çalışıyorum, oldukça özensiz ve düşük cümleler içeriyor olabilir, bunca şeyin arasında artık onu da görmezden gelebilirsiniz heralde:)

EKLEME

manajans jwt tarafından bir yorum geldi, sanırım sosyal medya takibini de yapmaktalar  bu çok güzel. Şöyle diyor;

“Elidor’un Facebook Brand Page’inde yayınlanan “Kenan Doğulu Şans Meleklerini Seçiyor!” projesi Manajans-JWT’nin yürüttüğü bir kampanya değildir. Manajans-JWT eş zamanlı olarak yayında olan 2000 Özel Kadın projesinden sorumludur.”

Bu yorumdan anlıyorum ki “aman manajans jwt ye bok atmayın biz böyle şeyler yapmayız.” diyor. Gerçekten yapmamış olabilirler, çalıştıkları farklı bir ajans böyle saçmalıklara girişmiş olabilir ama yine de suçlusunuz. Sorup sorgulamadığınız, göz yumduğunuz için, hoşunuza gittiğine eminim.

Ayrıca markayı umursamadan sırf kendinizi aklamak için buraya amatörce yorum bırakıyorsanız bu işi yapmayı bırakın derim.

Bu arada sayfanın hayran sayısı 106.000 den yavaş yavaş aşağı düşmeye başladı. Yine de eğer ben bu tüm yazdıklarımda yanılıyorsam, sosyalcakal@gmail.com adresine bu kadar hayranın sayfayı ne şekilde beğendiğini gerçek datalarla paylaşınız. Tükürdüğümü yalamaya ve özür dilemeye hazırım.

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Algida Türkiye Facebook Çakallığı

Sosyal medya çakalı bir başka markamız Algida Türkiye 2 gün önce 30 kişilik bir hayranı olan sayfanın şu an için 9.203 tane hayranı var. Çok enterasan ki hiç bir içerik girişi veya etkileşim olmayan sayfaya bu kadar kişinin nerden geldiği düşündürücü….

http://www.facebook.com/pages/Algida-T%C3%BCrkiye/137700469636750

Facebook içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Promoqube ve Sosyal Medya İletişimi

Bu yazının tamamı http://chacklaban.wordpress.com/2010/11/16/promoqube-ve-sosyal-medya/ adresinden kopyalanmıştır.

Bu olay yaşandı bitti, ama unutulmasın.

 

 

Bu yazı da nereden çıktı diye soranlarınız olabilir. Yazının çıkış noktası çok ilginç. Son günlerde geyik ve muhabbet için takılmaya başladığım Friendfeed üzerinden Meşgul Sinyali isimli bir blogta çıkan “Ramiz Dayı üzerinden Sosyal Medya İletişimi” (Not: Bu yazı ilginç bir şekilde ortadan kalktı. Google Cache’si üzerinden şuradanmutlaka okuyun ) (Google Cache’si de gitmiş BURADAN lütfen ) başlıklı ve müşteri tarafında olsam da mesleğim gereği beni çok da yakından ilgilendiren bir yazıya rastladım.

Uzun süredir sosyal medya ajanslarını takipteydim. Yazının sahibi Fatih Güner isim vermemiş ama NissanÜlkerİş BankasıFinansbankAkbank SanatTTNETPfizer ve Avea ‘nın sosyal medya yönetimlerini çok az araştırdığınızda hepsinin Promoqube isimli şirket tarafından yapıldığını görüyorsunuz. Promoqube ile ilgili buna benzer duyumları başka bir şirketin pazarlamasında çalışan yakın bir arkadaşımdan da almıştım, ancak bu tablo onun bildiğinden çok daha korkunç geldi açıkçası gözüme.

Meşgul Sinyali’nin yazısı ve aşağıdaki ekran görüntüleri üzerinden de görüleceği üzere, marka adına sosyal medya pazarlaması ve iletişimi bu şekilde yapılıyorsa, vay kendilerini bu şirketin eline emanet eden koca koca markaların haline! Ucundan sıyırmışız gerçekten de.

Bu tip sosyal medya şirketlerinin bazılarının bu şekilde kurgular yaptığını az çok tahmin ediyordum açıkçası ama bu kurgu gerçekten de çok komplike bir şekilde yapılmış. Tabii, iletişim ve pazarlamadan anlamayan amatörlerin elinde yüze göze fena şekilde bulaştırılmış. Öyle, böyle değil! Facebook üzerinde -büyük ihtimalle markaların haberi olmadan- kullandıkları her bir sayfa, üniversitelerin iletişim ve pazarlama bölümlerinde “Marka adına iletişim ve pazarlamada neleriyapmamalıyız” veya “Pazarlamada nasıl etiklikten uzaklaşılır“gibi başlıklar altında ders olarak okutulabilir.

Peki, markalarını reklam videolarını 1000 kişiye yalancıktan da olsa daha fazla izleteceğim, sayfasını 10 bin kişiye daha fazla “like” yaptıracağım diye rezil rüsva eden Promoqube kendini nasıl pazarlıyor? Bunu da araştırdım. Bu konuda epey iyiler. Sahiplerinden Özgür Alaz sektörde kendini çok iyi pazarlamış ve şu ana kadar da seviliyor gibi duruyor. İngilizcesi çok iyi belli ki, yabancı sunumları güzelce Türkçe’ye çevirip harmanlamış ve hatta bunları konferans vs.’lerde de kendine özelmişçesine güzelce anlatıyor ki, birinde ben de bulunmuştum. Neyse eminim iyi biridir ki tip olarak iyi bir çocuğa da benziyor.. Ancak, bu arkadaşın sektördeki etiklikle ilgili bir kaç yerde serzenişli yorumuna rastlayınca da insan, kendini maalesef tutamıyor. Sadece Ramiz Dayı örneğinden gittiğimizde bile karşınıza
1- Müşterinin kandırılması.
2- Tüketicinin kandırılması.
3- Ezel dizisinin telif haklarının ihlali ve ticari olarak kullanımı.
4- Dijital ve Sosyal Medya ajanslarının güvenirliğine dolayısıyla sektöre verilen zarar.
gibi bir çok başlık çıkıyor. Ki, bu başlıkların alt başlıklarına girersek, çok daha genişletebiliriz. Bunları yapan adam ya da şirket etiklikten nasıl bahsedebiliyor?

Bu tip kandırmacalarla, sektörü, müşterileri ve tüketicileri kandıran bu ajans kendisini nasıl tanıtmış diye biraz kurcalayınca da karşıma çok ilginç sonuçlar çıktı.

Bakın kendilerini nasıl tanımlamışlar?
“European Excellence Awards – Newcomer Agency of The Year Shortlist’te tanıdık bir isim : ) #Promoqube”
Tebrikler! Süper iş! 518 bin kişilik Geniş Aile, 458 bin kişilik Ramiz Dayı, 401 bin kişilik İstanbul Aşıkları ve böyle onlarca hayran sayfası (belki de yüzlerce ki ben daha tek bakışta 10′dan fazla buldum) üzerinden önce markaları, sonra tüketicileri kandırarak harika iş çıkarmışsınız. Tüketiciler uyanmış (bkz. aşağıdaki ekran görüntüsü), ancak bu sayfalarda nefret uyandırdığınız ve küfür yiyen markalar ne zaman uyanır bilinmez! Bu sektörün içerisinde çalışan bir ajans ya da ajans çalışanı olsam, organize olup şu yazılanları İngilizce’ye çevirip yazılıp, konuşulanları o yarışmaya da iletirdim.

Markaya ne vaad edilmiş?

Marka ne almış?


“Türkiye’nin Facebook tarafından önerilen ilk ve tek Türk ajansı Promoqube!”
Anladığım kadarıyla bunu seslendirerek ekstra prim yapmaya çalışıyorlar. Ancak, biraz Google’da araştırdığınızda bunun yazılım geliştirici ajanslara “Preferred Developer Consultant” adında deneme amaçlı verilen daha sonra ise Facebooktarafından durdurulan bir uygulama olduğu belirtiliyor. Yani, Facebook bunları ucundan developer diye tavsiye ediyor. Ama, markalara developer olmakla alakalı değil de, internet üzerinden iletişim ve pazarlama olarak tavsiye edilen ajans olarak kendilerini sunuyorlar. En azından bildiğimiz şey Facebook‘tan bunun için geçen sene başvuru yapmış olan herhangi bir ajans, 3 tane basit uygulamayla bu çok(!) önemli payeye sahip olabilirmiş, hele ki elinizde “İstanbul’u seviyor musunuz? O zaman, ahan da alın Ülker Çikolata var, nefis hmmm lezizzzz, ha bu da ödüllü anketi, bu arada TTNET’inki de var” ya da “Güzel şehrimizi Nissan Juke ile gezin. Harika araç, süperrrr ha. Bu da hayran sayfası bir like atın ama önce yarışmaya katılın” diyebileceğiniz İstanbul Aşıkları gibi bir dolu Facebook sayfanız varsa çok da zor değil. Yine söylüyorum, diğer ajanslardan biri olsam Facebook‘a “bu adamları tavsiye ediyorsunuz işte” diyerek işlerin iç yüzünü gösteren bu yazıları alıp, çevirtip gönderirdim.


“Promoqube, dijital dünyanın tecrübeli isimlerinden ve sosyal medyanın önde gelen blog yazarlarından oluşturduğu ekibi ile bu dünyanın nabzını tutmaya ve markalarını bu dünyaya en iyi şekilde taşımaya devam ediyor.”

Bu söylem bir çok yerde çıkmış, muhtemelen kendi basın bültenlerinde de böyle yazılmış. Bakın başka ne diyorlar. “Dijital dünyada farklılaşmak için güçlü bir beyin takımının şart olduğuna inanan Promoqube, son olarak ekibe katılan Devletşah Özcan dışında, ekibinde bulunan Olcayto Cengiz, Hasan Başusta ve tabi ki Özgür Alaz gibi bu dünyanın önde gelen isimleri ile sektördeki farkını korumayı başarıyor.
En iyi sizseniz gerçekten vay halimize! Burada çalışan arkadaşlar eğer bu yapılan işleri iletişim ve pazarlama faaliyeti olarak görüyor, etik buluyorlarsa ve de kariyer edindiklerini düşünüyorlarsa gerçekten de çok yazık. Bence, koşarak oradan uzaklaşıp kendilerini daha dürüst ve güvenilir bir yere kapaklasınlar. Çünkü şu an çalıştığınız yer “Organize Örgüt” mantığıyla çalışıyor.

Kendinizi ifade edin!
Kumdan başınızı çıkarın bir an önce, bu yazı yazıldığı anda Meşgul Sinyali’nin silinen (!) yazısının üzerinden 3 gün geçmişti ve herkes Promoqube‘un etik dışı yaklaşımını konuşurken sizden ufacık bir açıklama bile gelmemişti. “Balık hafızası var insanlarda, unutulur gider nasıl olsa” diyorsanız, bence emin olmayın! Çünkü, eğer sektörünüz salaklardan oluşmuyorsa, diğer ajanslar da bu işin içine girip, bir şeyler konuşmaya başlayacaktır. Sonuçta hakları yenilenlerden biri de onlar. Keza, sizin şu hesaplarla ilgili inanılmaz donoler keşfettim, onları da ayrıca bir sunacağım. Ayrıca, yazıma katkıda bulunmak isteyen olursa da http://www.Friendfeed.com/Chacklaban üzerinden bana ulaşsın.

Bu yazıyı aşağıdaki sosyal ağ paylaşım linklerinden bol bol paylaşın ki sosyal medyanın gücünü ve etkisini kendileri de görsün!

“Meşgul Sinyali’ni bunun gibi başarılı yazıları için kutluyorum.”u maalesef diyemiyorum. Bu kadar açık olan bir şeyi yazıp benim gibi sektör dışından birini bile uyandırmışken, neden kenara çekilip bu yazıyı sildi, çok merak ediyorum. Yine de yazılarını beğendiğimi bilsin isterim.

– Meşgul Sinyali’nde çıkan yazının orijinaline şuradan ulaşabilirsiniz >>> bit.ly/Promoqube eğer oradan da ulaşamıyorsanız

– Friendfeed’te konu detaylı şekilde tartışılıyor (Onur Cengiz denen şahıs fütursuzca Promoqube’u savunuyordu (meğerse ağabeyi bu ajansta çalışıyormuş), diğer insanlar daha bir gerçekçi olaylara bakmaya çalışıyor. ahan da onun linkibit.ly/Promoqube-Friendfeed

 

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum